Modern yaşamın getirdiği yoğun tempo ve dijitalleşme, aile bireylerinin bir arada geçirdiği vakitleri kısıtlarken, uzmanlar 'geleneksel aile sofrası' kültürünün çocuk gelişimi için hayati bir önem taşıdığını vurguluyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Güzel, ailece yenilen yemeklerin sadece bir beslenme rutini olmadığını, aynı zamanda çocuğun psikolojik ve sosyal inşasında temel bir taş olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Güzel, gün içinde farklı uğraşlarla dağılan aile üyelerinin yemek masasında bir araya gelmesinin, çocukta 'aidiyet' ve 'güven' duygularını pekiştirdiğini dile getirdi.
Akademik başarı ile aile sofrası arasındaki doğrudan ilişkiye dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet Güzel, yemek sırasında kurulan iletişimin çocukların bilişsel becerilerini desteklediğini belirtti. Güzel, 'Haftada en az birkaç kez birlikte yenilen yemekler, çocukların kelime dağarcığını zenginleştiriyor ve ifade yeteneklerini geliştiriyor. Ebeveynleriyle güncel konuları veya günlük deneyimlerini paylaşan çocukların, okul ortamında kendilerini daha iyi ifade ettikleri ve öğrenmeye daha açık oldukları gözlemleniyor. Bu durum, uzun vadede akademik performansa pozitif bir ivme kazandırıyor' dedi.
Sosyal gelişim ve özgüven noktasında da aile sofralarının bir 'laboratuvar' görevi gördüğünü belirten Prof. Dr. Güzel, çocukların bu ortamda toplumsal kuralları, dinlemeyi ve paylaşmayı öğrendiğini söyledi. Sofrada kendisine söz hakkı verilen, fikirleri önemsenen ve dinlenen bir çocuğun özgüveninin çok daha sağlıklı geliştiğini vurgulayan Güzel, bu tür sosyal etkileşimlerin çocukları dış dünyadaki zorluklara karşı daha dirençli hale getirdiğini ifade etti. Uzmana göre, aile sofrasında sağlanan duygusal destek, ergenlik dönemindeki riskli davranışların azalmasında da kilit bir rol oynuyor.
Son olarak ebeveynlere pratik tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Ahmet Güzel, bu sürecin verimli geçmesi için yemek masasında teknolojik cihazlardan uzak durulması gerektiğini hatırlattı. Güzel, 'Önemli olan sadece aynı masada bulunmak değil, aktif bir iletişim içinde olmaktır. Televizyonun kapalı olduğu, telefonların bir kenara bırakıldığı bir sofra, çocuğun ruhsal gelişimi için en verimli ortamdır. Haftada sadece birkaç akşam bile olsa bu rutini korumak, çocuğunuzun geleceğine yapacağınız en büyük yatırımlardan biridir' diyerek sözlerini tamamladı.