Lübnan ile İsrail arasında uluslararası arabuluculukla sağlanan ve henüz çok taze olan ateşkes mutabakatı, İsrail ordusunun gerçekleştirdiği son hava operasyonlarıyla ciddi bir sınavdan geçiyor. Edinilen bilgilere göre İsrail Hava Kuvvetleri (IAF), Lübnan'ın güneyinde halihazırda kontrol altında tuttuğu ve işgal ettiği sınır şeridinin ötesine geçerek, iç kesimlerdeki bazı stratejik noktaları hedef aldı. Bu saldırılar, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana gerçekleşen en ciddi askeri hareketliliklerden biri olarak kayıtlara geçti ve bölgedeki 'çatışmasızlık' durumunu fiilen riske attı.
İsrail askeri kaynakları, söz konusu operasyonların Hizbullah'ın ateşkes şartlarını ihlal ederek bölgeye yeniden yerleşme çabalarına ve silah transferi girişimlerine bir yanıt olduğunu savunuyor. Tel Aviv yönetimi, ateşkes metninde yer alan 'kendini savunma hakkı' ve 'güvenlik tehditlerine müdahale' maddelerini gerekçe göstererek, işgal hattının dışındaki operasyonların mutabakatı bozmadığını iddia ediyor. Ancak Lübnan hükümeti ve yerel otoriteler, İsrail'in bu tutumunun egemenlik haklarını açıkça ihlal ettiğini ve sivil yerleşim birimlerine yönelik tehdidi artırdığını belirterek uluslararası toplumu acil müdahaleye çağırıyor.
Bölgedeki diplomatik kaynaklar, bu tür askeri hamlelerin ateşkesin kalıcılığını tehlikeye attığı konusunda hemfikir. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL) ve ateşkesin garantörü konumundaki ülkelerin, tarafları itidale davet etmek ve mutabakatın teknik sınırlarını netleştirmek için yoğun bir diplomasi trafiği başlattığı bildirildi. Lübnan'ın güneyindeki köylerine dönmeye çalışan yerinden edilmiş binlerce sivil, patlama sesleriyle birlikte büyük bir tedirginlik yaşarken, sahadaki bu gerilimin topyekun bir çatışmaya dönüp dönmeyeceği uluslararası kamuoyu tarafından endişeyle takip ediliyor.