Sessiz Tehlike Kapıda: Çocuklarda Anoreksiya Yaşı 9’a Kadar Düştü

Pandemi sonrası dönemde çocuk ve ergen sağlığını tehdit eden yeme bozuklukları alarm veriyor. Uzm. Dr. Şirin Seçkin, COVID-19 sürecinin etkisiyle anoreksiya görülme yaşının 9-14 aralığına kadar gerilediğini belirterek aileleri kritik belirtilere karşı uyardı.

Feb 20, 2026 - 15:40
Sessiz Tehlike Kapıda: Çocuklarda Anoreksiya Yaşı 9’a Kadar Düştü
Dünya genelinde etkili olan COVID-19 pandemisinin fiziksel sağlık üzerindeki etkileri azalırken, yarattığı psikososyal tahribatın sonuçları yeni verilerle gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şirin Seçkin, pandemi sürecinde çocuklarda ve ergenlerde yeme bozukluklarının, özellikle de anoreksiya nervozanın ciddi bir artış gösterdiğini vurguladı. Uzmanlar, daha önce genellikle lise ve üniversite çağındaki gençlerde görülen bu hastalığın, artık ilkokul çağındaki çocuklarda (9 yaş civarı) dahi tespit edildiğine dikkat çekiyor. Pandemi döneminde uygulanan karantinalar, sosyal izolasyon ve okulların kapalı kalması, çocukların rutinlerini tamamen değiştirdi. Dr. Seçkin'e göre, bu süreçte çocukların ekran başında geçirdiği sürenin artması, sosyal medyadaki gerçek dışı 'ideal vücut' algısına daha fazla maruz kalmalarına neden oldu. Kontrol duygusunu kaybeden, belirsizlik ve kaygı yaşayan çocukların, bu duygularla başa çıkma mekanizması olarak yeme alışkanlıklarını manipüle etmeye başladığı ifade ediliyor. Sosyal çevreden uzaklaşma, akran desteğinin azalması ve ev içindeki stres faktörleri, yeme bozukluklarını tetikleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Anoreksiya nervozanın sadece bir 'zayıflama isteği' değil, derin bir psikolojik tablo olduğunu hatırlatan Dr. Şirin Seçkin, ailelerin bu süreçteki rolünün hayati önem taşıdığını belirtti. Erken teşhis için ebeveynlerin; çocuğun yemek öğünlerini sürekli ertelemesi, kalori saymaya başlaması, aşırı egzersiz yapması veya vücut şekliyle ilgili takıntılı eleştirilerde bulunması gibi değişimleri yakından takip etmesi gerekiyor. Özellikle büyüme ve gelişme çağındaki çocuklarda görülen bu durum, hormonal dengesizliklerden kalp sağlığına, kemik gelişiminden bilişsel fonksiyonlara kadar kalıcı hasarlar bırakma riski taşıyor. Tedavi sürecinin oldukça hassas yönetilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, multidisipliner bir yaklaşımın şart olduğunun altını çiziyor. Çocuk pediatristi, çocuk psikiyatristi ve uzman diyetisyen iş birliğiyle yürütülen tedavilerde, odağın sadece 'kilo aldırmak' değil, çocuğun özgüvenini yeniden inşa etmek ve sağlıklı bir beden algısı oluşturmak olduğu ifade ediliyor. Dr. Seçkin, ailelerin çocuklarıyla açık iletişim kurmalarını ve yemek masasını bir çatışma alanına dönüştürmeden profesyonel destek almalarını tavsiye ediyor.

What's Your Reaction?

Like Like 0
Dislike Dislike 0
Love Love 0
Funny Funny 0
Angry Angry 0
Sad Sad 0
Wow Wow 0
terminalhaber Terminal haber resmi yazı editörü