Küresel piyasalar, haftanın geri kalanında oldukça hareketli bir seyir izliyor. ABD ve İran arasında cuma günü imzalanması beklenen anlaşmaya dair haber akışı yatırımcıların radarında yer alsa da, anlaşmanın içeriğine ilişkin detayların netleşmemesi piyasalardaki temkinli duruşu pekiştiriyor. Özellikle jeopolitik risklerin fiyatlanması konusunda yaşanan bu belirsizlik, yatırımcı iştahını sınırlayan temel unsurlar arasında öne çıkıyor.
Öte yandan, teknoloji hisselerinde gözlenen yoğun satış baskısı, küresel endeksler üzerinde negatif bir ağırlık oluşturuyor. Yatırımcılar, yüksek değerlemelere sahip teknoloji şirketlerinden çıkış yaparak daha güvenli limanlara yönelirken, bu durum piyasalardaki karışık seyri destekliyor. Analistler, sektör bazlı bu satış dalgasının, genel piyasa duyarlılığını zayıflattığına dikkat çekiyor.
Tüm bu gelişmelerin gölgesinde, piyasaların ana gündem maddesi ABD Merkez Bankası'nın (Fed) açıklayacağı faiz kararı oldu. Fed'in para politikası duruşuna dair verilecek mesajlar ve faiz oranlarına ilişkin atılacak adımlar, küresel finansal varlıkların yönünü tayin edecek en kritik faktör olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, Fed'in enflasyonla mücadele ve ekonomik büyüme dengesini nasıl kuracağının, önümüzdeki dönemde piyasalardaki volatiliteyi doğrudan etkileyeceğini belirtiyor.