Hakkari'de ikamet eden 73 yaşındaki Misrihan Karagöz, tam yirmi yıl boyunca vücudunda taşıdığı ve her geçen gün hayat kalitesini ciddi şekilde düşüren bir tümörle mücadele etti. İki on yıl süren bu zorlu süreçte Karagöz, sadece fiziksel ağrılarla değil, aynı zamanda hastalığının 'tedavi edilemez' olarak nitelendirilmesinin yarattığı psikolojik baskıyla da yaşamak zorunda kaldı. Yaşlı kadının hayatı, yıllar içinde büyüyen ve hayati fonksiyonlarını tehdit etmeye başlayan kitle nedeniyle her geçen gün daha da zorlaştı.
Sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine çözüm arayışına giren Karagöz ve ailesi, Türkiye'nin en gelişmiş sağlık merkezlerinin bulunduğu İstanbul’daki pek çok hastaneye başvurdu. Ancak gidilen birçok merkezde uzmanlar, tümörün kritik konumu ve hastanın ileri yaşını gerekçe göstererek ameliyatın hayati risk taşıdığını ifade etti. Doktorların 'ameliyat edilemez' ve 'operasyona girerse masada kalır' şeklindeki uyarıları, aileyi büyük bir çaresizliğe sürükledi. 20 yıl boyunca kapısını çaldığı her yerden benzer yanıtlar alan Karagöz, adeta kaderine terk edilmiş bir şekilde yaşamını sürdürdü.
Umutların tükenme noktasına geldiği anda, riskleri üstlenen bir cerrahi ekibin gerçekleştirdiği detaylı tetkikler sonucunda ameliyat kararı alındı. Modern tıbbın sunduğu olanaklar ve titiz bir hazırlık süreciyle gerçekleştirilen operasyon, saatler süren hassas bir çalışma neticesinde başarıyla tamamlandı. Karagöz’ün vücudundan çıkarılan ve uzun yıllardır yaşamını tehdit eden dev tümör, başarılı bir cerrahi müdahale ile tamamen temizlendi. Ameliyat sonrası yoğun bakım ve iyileşme sürecini de beklenenden daha hızlı atlatan 73 yaşındaki hasta, tıp literatürüne geçecek bir direnç örneği sergiledi.
Ameliyatın ardından sağlığına kavuşan Misrihan Karagöz, 20 yıl sonra ilk kez vücudundaki o ağır yükten kurtulmanın hafifliğini yaşıyor. 'Masada kalırsın' denilerek geri çevrildiği günleri geride bırakan Karagöz, azmi ve doğru tıbbi müdahale sayesinde imkansız görülenin başarılabileceğini kanıtlamış oldu. Sağlık durumu stabil seyreden ve günlük aktivitelerini artık tek başına yerine getirebilen Karagöz, memleketi Hakkari’ye dönerek sevdikleriyle birlikte sağlıklı bir ömür sürmeyi planlıyor.