Bölgesel gerilimin zirve yaptığı süreçte, İsrail kamuoyunda yapılan son anket çarpıcı bir tabloyu gözler önüne serdi. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı askeri operasyonlar ve ardından İran'ın balistik füze saldırılarıyla tırmanan çatışma ortamında, İsrail halkının yüzde 92'si savaşın kazanan tarafının İran olduğunu düşünüyor. Bu veri, İsrail'in askeri operasyonlarına rağmen toplumdaki güvenlik algısının ciddi bir kırılma yaşadığını gösteriyor.
Savaş süreci boyunca İsrail, İran'ın liderlik kadrosunu hedef alan operasyonlar düzenlemiş, Ali Hamaney dahil olmak üzere birçok kritik ismi hedef almış ve İran'ın stratejik noktalarına yönelik hava saldırıları gerçekleştirmişti. Buna karşılık İran, drone ve balistik füze saldırılarıyla İsrail topraklarını defalarca hedef alarak karşılık vermişti. Karşılıklı saldırıların yarattığı yıkım ve belirsizlik, İsrail iç siyasetinde de derin tartışmalara yol açtı.
Özellikle ABD'nin yoğun diplomatik baskıları sonucunda İsrail'in ateşkes ve müzakere masasına oturmak zorunda kalması, halk nezdindeki 'kazanan' algısını doğrudan etkiledi. Askeri operasyonların hedeflenen kesin sonucu getiremediği düşüncesi, İsrail kamuoyunda hayal kırıklığına neden olurken, İran'ın saldırı kapasitesini korumuş olması ve çatışma sürecini bir tür 'stratejik zafer' olarak yansıtması, anket sonuçlarındaki bu yüksek oranın temel sebebi olarak değerlendiriliyor.