Sosyal medya platformlarında hızla yayılan ve 'deniz tavşanı' (Sea Rabbit) olarak adlandırılan 'Jorunna parva' türü nudibranch (deniz salyangozu), estetik görüntüsüyle doğaseverlerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Özellikle Japonya ve Filipinler kıyılarında yaygın olarak görülen bu canlılar, baş kısımlarında bulunan ve tavşan kulağını andıran duyargaları (rinoforlar) ve pamuksu vücut yapılarıyla oldukça zararsız bir imaj çiziyor. Ancak deniz biyologları, bu 'sevimli' görüntünün aslında doğadaki en etkili savunma mekanizmalarından biri olduğu konusunda uyarıyor.
Bilimsel adıyla Jorunna parva, beslenme alışkanlıkları nedeniyle bünyesinde yüksek miktarda zehirli kimyasallar barındırıyor. Bu canlılar, deniz süngerleriyle beslenerek bu süngerlerdeki toksinleri vücut dokularında depolar. Uzmanlar, deniz tavşanlarının bu toksinleri avcılarından korunmak için kullandığını ve insan derisiyle temas etmesi durumunda ciddi alerjik reaksiyonlara, deri döküntülerine ve hatta toksinlerin kana karışması durumunda daha ağır sistemik zehirlenmelere yol açabileceğini ifade ediyor. Özellikle çocukların ve meraklı turistlerin bu canlılara çıplak elle dokunmaması gerektiği vurgulanıyor.
Deniz ekosistemi içerisinde 'nudibranch' ailesine mensup olan bu canlıların parlak renkleri ve dikkat çekici formları, biyolojide 'aposematizm' (uyarıcı renklenme) olarak adlandırılan bir sinyal sistemidir. Bu sistem, potansiyel avcılara 'ben zehirliyim, benden uzak dur' mesajı verir. Sosyal medyadaki popülerliğinin aksine, bu canlıların ev ortamındaki akvaryumlarda yaşatılmasının imkansıza yakın olduğu, özel diyetleri ve su parametreleri nedeniyle kısa sürede öldükleri ve ölürken suya bıraktıkları toksinlerle akvaryumdaki diğer tüm canlıları zehirleyebilecekleri belirtiliyor.
Uzmanlar, denizlerde karşılaşılan renkli ve sıra dışı canlılara karşı genel bir 'dokunma, sadece izle' kuralının benimsenmesi gerektiğini hatırlatıyor. Deniz tavşanı vakasında olduğu gibi, doğadaki pek çok canlı hayatta kalmak için sevimli veya göz alıcı görüntülerini birer savunma kalkanı olarak kullanabiliyor. Bu nedenle, kıyı şeridinde veya dalış sırasında bu tür canlılarla karşılaşan vatandaşların, hem kendi sağlıklarını hem de deniz ekosisteminin dengesini korumak adına mesafeli durmaları büyük önem taşıyor.