Türkiye otomotiv sektörü, küresel devlerin stratejik kararlarıyla yeniden şekilleniyor. BYD’nin Manisa’daki yatırımını askıya alma kararı, Tofaş’ın kapasite artırımına gitmesi, Hyundai’nin İzmit tesislerinde batarya montajına yönelmesi ve Renault’nun Bursa’daki yeni model planları, sektörün geleceğine dair kapsamlı bir tartışmayı beraberinde getirdi. Bu hamleler, Türkiye’nin üretim üssü olma vasfını koruma çabasının bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Kara Taşıtları, Yedek Parçaları ve Ekipmanları Meslek Komitesi Başkanı ve Motor Aşin CEO’su Saim Aşçı, sektörün artık yeni rekabet dinamiklerine uyum sağlamak zorunda olduğunu belirtti. Aşçı’ya göre, otomotiv dünyasında oyunun kuralları kökten değişti. Geleneksel üretim modellerinin yerini, yüksek teknoloji odaklı ve esnek tedarik zincirlerine dayalı bir yapının aldığını ifade eden Aşçı, rekabetin artık sadece fabrika kurmakla sınırlı kalmadığını vurguladı.
Sektörün geleceğine dair değerlendirmelerde bulunan Saim Aşçı, “Rekabet artık ‘Kim fabrika kuracak?’ sorusundan, ‘Hangi teknolojiyle, hangi tedarik zinciriyle, hangi pazara ve hangi yerli katkı oranıyla üretim yapılacak?’ sorusuna taşındı” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin otomotiv sanayisindeki fırsat penceresinin hâlâ güçlü olduğunu belirten Aşçı, ancak bu potansiyelin değerlendirilmesi için klasik montaj yatırımlarının ötesine geçilmesi, Ar-Ge ve yerli katkı payının artırılması gerektiğinin altını çizdi.