Depremin Görünmeyen Travması: Uzmanlar Çocuklarda Erken Ergenlik ve Büyüme Geriliğine Karşı Uyarıyor

6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yapılan klinik gözlemler, afet bölgesindeki çocuklarda ağır stres ve travmaya bağlı olarak erken ergenlik vakalarında belirgin bir artış yaşandığını ve fiziksel gelişimin olumsuz etkilendiğini ortaya koydu.

Apr 17, 2026 - 18:15
Depremin Görünmeyen Travması: Uzmanlar Çocuklarda Erken Ergenlik ve Büyüme Geriliğine Karşı Uyarıyor
Türkiye'yi yasa boğan 6 Şubat depremlerinin üzerinden geçen zaman, afetin sadece binalar üzerinde değil, insan biyolojisi üzerinde de derin izler bıraktığını gösteriyor. Bölgede görev yapan çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları ile endokrinologların saha verilerine göre, depremi yaşayan çocuklarda 'Prekos Puberte' olarak adlandırılan erken ergenlik vakalarında ve büyüme hızında yavaşlama şikayetlerinde ciddi bir artış kaydedildi. Binlerce binanın yıkıldığı ve milyonlarca insanın yerinden olduğu bu süreçte, çocukların maruz kaldığı yoğun stres hormonlarının, vücudun hormonal dengesini bozarak gelişim sürecini zamansız tetiklediği belirtiliyor. Tıbbi literatürde 'psikososyal stres' olarak tanımlanan bu durum, beynin hipotalamus bölgesini etkileyerek ergenlik sürecini başlatan hormonların normalden çok daha erken salgılanmasına neden oluyor. Uzmanlar, deprem anında ve sonrasındaki belirsizlik sürecinde vücudun salgıladığı yüksek dozda kortizol ve adrenalin hormonlarının, çocukların henüz tamamlanmamış olan büyüme plaklarını ve üreme sistemini doğrudan etkilediğini vurguluyor. Bu durum, özellikle kız çocuklarında sekiz, erkek çocuklarında ise dokuz yaşından önce ergenlik belirtilerinin ortaya çıkmasıyla kendini gösteriyor. Erken ergenlik, sadece fiziksel bir değişim değil, aynı zamanda kemik gelişiminin erken durmasına ve çocuğun potansiyel boy uzunluğuna ulaşamamasına (boy kısalığına) yol açabiliyor. Depremin büyüme üzerindeki negatif etkisi sadece erken ergenlikle sınırlı kalmıyor. Beslenme yetersizliği, uyku düzeninin bozulması ve sürekli tetikte olma hali (hipervijilans), büyüme hormonunun en çok salgılandığı derin uyku evrelerini sekteye uğratıyor. Klinik çalışmalarda, deprem bölgesindeki bazı çocukların yıllık büyüme hızlarının, deprem öncesi dönemlere göre %30 ile %50 oranında azaldığı gözlemlendi. Bu durumun kronikleşmemesi için uzmanlar, ailelerin çocuklardaki ani boy artışı, vücut tüylenmesi veya duygusal dalgalanmaları yakından takip etmesi gerektiğini belirtiyor. Sonuç olarak, deprem bölgesindeki çocukların rehabilitasyon sürecinde sadece psikolojik desteğin değil, aynı zamanda kapsamlı bir endokrinolojik takibin de hayati önem taşıdığı ifade ediliyor. Sağlık Bakanlığı ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının, bölgedeki çocukların gelişimsel takibini yapacak özel tarama programlarını devreye alması öneriliyor. Uzmanlar, erken teşhis konulan vakaların uygun hormonal tedavilerle kontrol altına alınabileceğini ve çocukların sağlıklı gelişim çizgisine geri dönebileceğini hatırlatarak, aileleri şüphe durumunda en yakın çocuk endokrinolojisi uzmanına başvurmaya çağırıyor.

What's Your Reaction?

Like Like 0
Dislike Dislike 0
Love Love 0
Funny Funny 0
Angry Angry 0
Sad Sad 0
Wow Wow 0
terminalhaber Terminal haber resmi yazı editörü