Amerika Birleşik Devletleri’nin başkenti Washington D.C., yeni yönetim kadrosuna yönelik ciddi bir güvenlik tehdidiyle sarsıldı. Donald Trump’ın yeni kabinesinde Dışişleri Bakanı olarak görevlendirdiği Marco Rubio ve Savunma Bakanı adayı Pete Hegseth’in konutlarının bulunduğu bölgelerde, kimliği belirsiz insansız hava araçlarının (İHA) uçuş yaptığı rapor edildi. Federal güvenlik birimleri tarafından 'ciddi bir ihlal' olarak nitelendirilen bu olay, başkentteki hassas hava sahası kısıtlamalarının ve üst düzey yetkililerin korunmasına yönelik protokollerin yeniden gözden geçirilmesine neden oldu.
Olayın detaylarına göre, gece saatlerinde her iki ismin ikametgahı çevresinde alçak irtifada seyreden drone'lar, güvenlik kameraları ve devriye gezen Gizli Servis ajanları tarafından fark edildi. Washington D.C. genelinde uygulanan 'Uçuşa Yasak Bölge' kurallarının açık bir ihlali olan bu durum, sadece bir güvenlik açığı değil, aynı zamanda potansiyel bir istihbarat toplama veya taciz girişimi olarak değerlendiriliyor. Güvenlik uzmanları, bu tür cihazların modern suikast girişimlerinden gözetleme faaliyetlerine kadar geniş bir yelpazede tehdit oluşturabildiğine dikkat çekerek, Rubio ve Hegseth gibi stratejik isimlerin hedef seçilmesinin tesadüf olamayacağını vurguluyor.
Marco Rubio ve Pete Hegseth, ABD’nin ulusal güvenlik ve dış politika stratejilerinin en tepesindeki isimler olarak biliniyor. Özellikle Rubio’nun Çin ve İran’a yönelik sert tutumu ile Hegseth’in askeri reform vaatleri, bu isimleri hem küresel aktörlerin hem de radikal grupların odak noktası haline getirmiş durumda. FBI ve İç Güvenlik Bakanlığı, söz konusu İHA’ların operatörlerini tespit etmek için geniş çaplı bir teknik inceleme başlattı. Sinyal bozucu teknolojilerin ve anti-drone sistemlerinin, yetkililerin konut çevresinde kalıcı olarak konuşlandırılması gündeme geldi.
Yaşanan bu gelişme, ABD’de siyasi figürlere yönelik artan tehdit dalgasının son halkası olarak görülüyor. Geçtiğimiz aylarda da benzer şekilde üst düzey bürokratların evlerinin yakınında şüpheli hareketlilikler gözlemlenmiş, ancak bu kez doğrudan kabinenin iki kilit isminin hedef alınması alarm seviyesini 'turuncuya' yükseltti. Washington emniyet kaynakları, halkı ve bölge sakinlerini şüpheli hava araçları konusunda uyarırken, olayın arkasındaki faillerin yabancı bir devlet bağlantısı mı yoksa yerel bir provokasyon mu olduğu sorusu henüz netlik kazanmadı.