Orta Doğu'da tansiyonu zirveye taşıyan bir gelişme yaşandı. İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan resmi açıklamada, ABD'nin İran'a yönelik uyguladığı deniz ablukası tamamen kaldırılıncaya kadar stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın kapalı tutulacağı belirtildi. Tahran yönetimi, bu kararın bir savunma refleksi olduğunu vurgulayarak, bölgedeki tüm deniz trafiğine yönelik sert kısıtlamalar getirdiğini ilan etti.
Devrim Muhafızları'nın yayımladığı bildiride, halihazırda Basra Körfezi ile Umman Denizi'nde demirlemiş durumda olan ticari ve askeri gemilerin yerlerinden hareket etmemesi gerektiği talimatı verildi. Açıklamada özellikle Hürmüz Boğazı'na yaklaşmaya çalışan gemilere yönelik ağır bir tehdit dili kullanıldı. İran tarafı, bu uyarıyı dikkate almayarak boğaza yönelen her türlü deniz aracının 'düşmanla işbirliği' içerisinde kabul edileceğini ve bu durumun askeri karşılığının olabileceğini açıkça ifade etti.
Dünya petrol sevkiyatının yaklaşık üçte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki bu fiili durum, küresel enerji piyasalarında ve uluslararası diplomaside panik dalgasına yol açtı. Enerji uzmanları, boğazın kapalı kalmasının küresel petrol fiyatlarında öngörülemez bir artışa neden olabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. İran'ın bu hamlesi, ABD'nin bölgedeki askeri varlığına ve ekonomik yaptırımlarına karşı bugüne kadar attığı en sert adımlardan biri olarak nitelendiriliyor.
Bölgedeki gerilimin tırmanmasıyla birlikte, uluslararası denizcilik örgütleri ve bölge ülkeleri durumu yakından takip etmeye başladı. ABD ve müttefiklerinin bu restleşmeye nasıl bir askeri ya da diplomatik yanıt vereceği henüz belirsizliğini korurken, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalma süresinin bölgedeki jeopolitik dengeleri kökten değiştirebileceği öngörülüyor. Tahran, ablukanın kalkmaması durumunda geri adım atmayacağının altını çiziyor.