Ortadoğu'da tansiyonun zirve yaptığı bir dönemde, İran ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasındaki diplomatik ilişkiler ciddi bir kırılma noktasına geldi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun devam eden çatışmalar ve bölgesel gerilim sırasında BAE ve başkent Abu Dabi'ye gizli ziyaretler gerçekleştirdiğine dair iddiaları gündeme taşıyarak, komşu ülkeye karşı çok sert bir üslup kullandı. Arakçi, bu ziyaretlerin ve diplomatik temasların ötesinde, BAE'nin İsrail'in askeri stratejilerine doğrudan lojistik destek sağladığını öne sürdü.
Arakçi'nin açıklamalarının merkezinde, BAE topraklarının ve hava sahasının İran’a yönelik olası veya gerçekleşen saldırılarda İsrail ordusu tarafından kullanılmasına izin verildiği iddiası yer alıyor. İranlı Bakan, egemenlik haklarının ihlali ve bölgesel güvenlik dengelerinin sarsılması konusunda Abu Dabi yönetimini uyararak, 'BAE bu saldırının aktif bir ortağıdır ve bu konuda hiçbir kuşku yoktur' ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Tahran'ın bölgedeki Körfez ülkelerine yönelik 'topraklarınızı İsrail'e açmayın' yönündeki stratejik uyarısının en üst perdeden dile getirilmiş hali olarak değerlendiriliyor.
Söz konusu suçlamalar, bölgedeki normalleşme süreçleri ve savunma iş birlikleri göz önüne alındığında kritik bir öneme sahip. İran, İsrail ile diplomatik ilişkilerini geliştiren bölge ülkelerinin, Tahran'ın ulusal güvenliğini tehdit eden operasyonlarda birer 'üs' olarak kullanılmasını 'kırmızı çizgi' olarak nitelendiriyor. Arakçi'nin bu çıkışı, sadece BAE'ye bir tepki değil, aynı zamanda bölgedeki diğer aktörlere de İsrail ile askeri iş birliği yapmanın sonuçlarına dair ağır bir diplomatik mesaj olarak yorumlanıyor. Abu Dabi cephesinden ise henüz bu ağır suçlamalara resmi bir yanıt gelmedi.