Sağlık Bakanlığı, Türkiye genelindeki beslenme alışkanlıklarını mercek altına alan güncel verilerini kamuoyuyla paylaştı. Yapılan incelemeler sonucunda, ülkemizdeki günlük kişi başı tuz tüketim miktarının, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından belirlenen 5 gramlık (yaklaşık bir çay kaşığı) üst sınırı aşarak 10 gram seviyelerine ulaştığı saptandı. Bakanlık, bu aşırı tüketimin toplum sağlığı üzerinde 'sessiz bir tehlike' yarattığına dikkat çekerek, tuz kullanımının acilen azaltılması gerektiği konusunda vatandaşlara ve gıda üreticilerine çağrıda bulundu.
Uzmanlar, aşırı tuz tüketiminin doğrudan yüksek tansiyon (hipertansiyon) ile ilişkili olduğunu ve bunun da felç, kalp krizi ve böbrek yetmezliği gibi hayati risk taşıyan hastalıklara zemin hazırladığını belirtiyor. Türkiye'deki tuz kaynaklarının sadece sofrada eklenen tuzla sınırlı kalmadığı; işlenmiş gıdalar, fırın ürünleri, peynir, zeytin ve ev yapımı salçalar gibi ürünlerin de gizli tuz kaynakları olduğu vurgulanıyor. Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre, özellikle dışarıda tüketilen yemekler ve paketli gıdalardaki sodyum oranlarının yüksekliği, günlük limitin hızla aşılmasına neden olan en temel faktörler arasında yer alıyor.
Sağlık Bakanlığı, bu olumsuz tabloyu tersine çevirmek amacıyla 'Türkiye Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Programı' kapsamında çeşitli stratejik adımlar atmaya devam ediyor. Bu kapsamda, ekmekteki tuz oranının düşürülmesi gibi geçmişte atılan başarılı adımların yanı sıra, restoranlarda masalardan tuzlukların kaldırılması ve gıda etiketlerinde tuz miktarının daha görünür hale getirilmesi hedefleniyor. Vatandaşlara ise yemeklerin tadına bakmadan tuz atmama alışkanlığı edinmeleri, taze sebze ve meyve tüketimini artırmaları ve baharatları lezzet verici alternatifler olarak kullanmaları öneriliyor.