Türkiye'de özellikle ergenlik dönemindeki çocukları etkisi altına alan skolyoz vakaları, ciddi bir halk sağlığı sorunu haline geldi. Güncel veriler, büyüme çağındaki çocuklarda omurga eğriliği olarak bilinen skolyoz görülme sıklığının bir milyonu aştığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, okul çağı ve ergenlik dönemindeki hızlı büyümenin omurga sağlığını doğrudan etkilediğine dikkat çekerek, ebeveynlerin çocuklarının duruş bozukluklarını yakından takip etmeleri gerektiğini belirtiyor.
Ortopedi ve omurga cerrahisi uzmanları, skolyozun sadece fiziksel bir görünüm bozukluğu olmadığını, tedavi edilmediği takdirde ilerleyen yaşlarda ciddi solunum ve kalp problemlerine yol açabileceğini ifade ediyor. Erken evrede yakalanan vakalarda korse kullanımı ve özel egzersiz programlarının başarı oranının oldukça yüksek olduğunu belirten hekimler, tedavinin başarısı için multidisipliner bir yaklaşımın şart olduğunu vurguluyor. Bu süreçte fizik tedavi uzmanları, ortopedistler ve fizyoterapistlerin koordineli bir şekilde çalışması, çocuğun yaşam kalitesini korumak adına kritik bir rol oynuyor.
Ailelere yönelik uyarılarda bulunan uzmanlar, çocukların omuz seviyelerindeki eşitsizlik, kürek kemiklerindeki belirginleşme veya öne eğilme testindeki asimetrilerin skolyozun ilk belirtileri olabileceğini hatırlatıyor. Okullarda düzenli tarama programlarının yaygınlaştırılması ve ailelerin bilinçlendirilmesi, hastalığın erken teşhis edilerek cerrahi müdahaleye gerek kalmadan kontrol altına alınmasını sağlayabilir.