İklim krizinin küresel etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiği bir dönemde, Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları (STK) güçlerini birleştirme kararı aldı. Sabancı Vakfı'nın destekleriyle hayata geçirilen ulusal filantropi taahhüdü, iklim değişikliğiyle mücadelede yeni bir dönemin kapılarını araladı. Aralarında çevre, eğitim ve sosyal kalkınma alanında faaliyet gösteren 30 önemli STK'nın yer aldığı bu girişim, iklim krizini kurumsal önceliklerin merkezine yerleştirmeyi hedefliyor.
Lansman toplantısında konuşan Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, iklim değişikliğiyle mücadelenin bireysel çabaların ötesinde, kolektif bir sorumluluk gerektirdiğine vurgu yaptı. Dünyaca ünlü doğa belgeselcisi David Attenborough'nun 'Herkes ne yapılması gerektiğini biliyor ancak birlikte aksiyon almakta eksik kalıyoruz' sözlerine atıfta bulunan Sabancı, sivil toplumun bu noktadaki birleştirici gücünün kritik önem taşıdığını belirtti.
Güler Sabancı, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: 'Geleceğimiz için nereye ve nasıl gideceğimizi bilmenin yolu, ortak bir amaç etrafında, birlikte hareket etmekten geçiyor. Bugün burada atılan imza, sadece bir niyet beyanı değil, aynı zamanda iklim değişikliğiyle mücadelede kararlılıkla atılmış somut bir adımdır.' Bu taahhüt ile STK'ların iklim krizine karşı daha dirençli projeler geliştirmesi, kaynakların daha verimli kullanılması ve toplumsal farkındalığın artırılması amaçlanıyor.