Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) Genel Direktörü Francesco La Camera, küresel enerji piyasalarının içinde bulunduğu kritik sürece dair stratejik açıklamalarda bulundu. La Camera, özellikle ABD, İsrail ve İran ekseninde gelişen askeri ve siyasi gerilimlerin, dünya genelinde enerji arz güvenliğine dair süregelen endişeleri yeni bir boyuta taşıdığını ifade etti. Bu çatışma ortamının, fosil yakıtların yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ulusal ve küresel güvenlik mimarisi açısından da ciddi bir risk faktörü haline geldiğini açıkça ortaya koyduğunu savundu.
Mevcut enerji altyapısının merkeziyetçi ve fosil yakıt odaklı yapısının kriz anlarında nasıl savunmasız kaldığını dile getiren La Camera, enerji fiyatlarındaki aşırı dalgalanmaların ve tedarik zinciri kesintilerinin doğrudan bu bağımlılıktan kaynaklandığını belirtti. Jeopolitik gerilimlerin, petrol ve doğalgaz piyasalarını manipüle etmeye ve birer 'enerji silahı' olarak kullanılmaya açık hale getirdiğini hatırlatan Direktör, fosil yakıtlara dayalı sistemlerin artık modern dünyanın karmaşık güvenlik gereksinimlerini karşılamada yetersiz kaldığının altını çizdi. Bu durumun, enerji krizlerini çözmek yerine daha da derinleştirdiğine dikkat çekti.
IRENA’nın sunduğu projeksiyonlara göre, enerjide dışa bağımlılığı azaltmanın ve jeopolitik şoklara karşı dirençli bir ekonomik yapı kurmanın tek yolu, yerli ve yenilenebilir kaynaklara geçişi radikal bir şekilde hızlandırmaktan geçiyor. La Camera, rüzgar, güneş ve hidroelektrik gibi kaynakların, fosil yakıtların aksine sınır ötesi çatışmalardan etkilenmediğini ve ülkelerin kendi enerji egemenliklerini ilan etmelerine olanak tanıdığını vurguladı. Enerji dönüşümünün artık sadece bir iklim koruma tercihi değil, aynı zamanda bir ulusal güvenlik meselesi olduğu mesajını verdi.
Sonuç olarak, küresel sistemin fosil yakıtların yarattığı bu istikrarsız döngüden çıkması gerektiğini belirten La Camera, hükümetleri ve uluslararası yatırımcıları enerji altyapılarını modernize etmeye ve yenilenebilir enerji yatırımlarını önceliklendirmeye çağırdı. Ortadoğu’daki mevcut tablonun, fosil yakıt temelli eski dünya düzeninin enerji politikalarının teknik ve stratejik olarak iflas ettiğini gösteren bir 'uyandırma servisi' niteliğinde olduğunu ifade ederek sözlerini tamamladı.