Türk Psikofarmakoloji Derneği (TAP) Başkanı Prof. Dr. Kemal Sayar, modern dünyanın ve hızla yayılan dijital kültürün insan psikolojisi üzerindeki tahribatına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Dünya genelinde yeni nesillerin en büyük sorununun 'dürtü kontrolü' olduğunu belirten Sayar, dijital platformların sunduğu sonsuz ve hızlı içeriğin beynin ödül mekanizmasını bozarak bireyleri adeta birer 'dopamin bağımlısı' haline getirdiğini ifade etti. Bu durumun, bireylerin arzularını erteleme yetisini körelttiğini ve uzun vadeli plan yapma becerilerini zayıflattığını dile getirdi.
Prof. Dr. Sayar, dijital mecraların algoritmik yapısının sürekli bir yenilik ve onaylanma ihtiyacı doğurduğunu, bunun da beyinde anlık haz hormonu olan dopaminin sürekli salgılanmasına yol açtığını belirtti. 'Dijital kültür bizi adeta dopamin bağımlısı yaptı' diyen Sayar, bu bağımlılığın sonucunda insanların kendilerine sınır koymakta zorlandığını, sabır ve sebat gerektiren süreçlerden kaçındığını vurguladı. Uzmana göre, ekrana hapsolan dikkat süreleri, gerçek hayattaki karmaşık sorunları çözme kapasitesini de doğrudan olumsuz etkiliyor.
Özellikle genç kuşaklarda görülen bu dürtüsellik sorununun toplumsal sonuçlarına değinen Prof. Dr. Kemal Sayar, çözümün 'öz denetim' mekanizmalarını yeniden inşa etmekten geçtiğini savundu. Kendine engel koyabilmenin sadece bir irade meselesi değil, aynı zamanda 'uzun vadeli düşünebilme' yeteneği olduğunu belirten Sayar, anlık hazların peşinden koşmanın bireyi sığlaştırdığını ifade etti. Sayar, sağlıklı bir psikolojik yapı için dijital diyetin önemine ve insanın kendi arzuları üzerinde otorite kurması gerektiğine dikkat çekerek, geleceğin dünyasında başarılı olacak bireylerin dürtülerini kontrol edebilenler olacağını kaydetti.