İsrail ile Lübnan arasındaki çatışmaların şiddeti artarken, İsrail ordusunun sahada uyguladığı angajman kurallarında radikal bir değişikliğe gittiği bildirildi. İsrail basınında yer alan haberlere göre, ordu yönetimi Güney Lübnan'da işgal ve operasyon faaliyetlerini sürdüren birliklerine yeni bir genel emir gönderdi. Söz konusu emir, ordunun 'yasaklı bölge' veya 'girilmesi tehlikeli' olarak tanımladığı köylere ve yerleşim alanlarına yaklaşan her bireyin, silahlı olup olmadığına bakılmaksızın hedef alınmasını öngörüyor.
Detaylandırılan askeri talimata göre, askerlerin saha güvenliğini korumak ve olası sızmaları engellemek adına 'mutlak yetki' ile donatıldığı belirtiliyor. Haberde, özellikle sınır hattına yakın noktalarda ve İsrail kontrolündeki stratejik köylerde sivil hareketliliğinin 'düşman faaliyeti' olarak değerlendirilebileceği uyarısı yapıldı. Bu durumun, evlerine dönmeye çalışan yerinden edilmiş Lübnanlı siviller veya bölgede görev yapan insani yardım ekipleri için hayati bir risk oluşturduğu ifade ediliyor.
Askeri uzmanlar, bu tür bir 'genel ateş emrinin' uluslararası hukuk çerçevesinde ciddi tartışmalara yol açabileceğine dikkat çekiyor. Silahsız ve doğrudan tehdit oluşturmayan kişilere ateş açılması, Cenevre Sözleşmeleri ve temel insan hakları protokolleri gereği savaş suçu kapsamında değerlendirilebilir. Ancak İsrail ordu kaynakları, Hizbullah unsurlarının sivil kıyafetlerle bölgeye sızma girişiminde bulunduğunu iddia ederek, bu sert önlemin 'operasyonel bir zorunluluk' olduğunu savunuyor.
Güney Lübnan'da geniş bir alanda devam eden kara harekatı, halihazırda binlerce insanın göç etmesine neden olmuş durumda. İsrail ordusunun bu yeni talimatı, bölgedeki tampon bölge stratejisini kalıcı hale getirme çabası olarak yorumlanırken, sahadaki gerilimin sivil kayıplar açısından çok daha tehlikeli bir boyuta evrileceği endişesi uluslararası kamuoyunda yankı bulmaya devam ediyor.