Modern çağın en büyük çıkmazlarından biri haline gelen kontrolsüz dijitalleşme, çocukların bilişsel ve duygusal gelişimini tehdit ediyor. Psikolog Doğancan Dursun, özellikle ebeveynlerin çocuklarını sakinleştirmek veya vakit geçirmelerini sağlamak amacıyla başvurduğu 'dijital bakıcı' yönteminin, uzun vadede ciddi gelişimsel sorunlara yol açabileceğini belirtti. Ekran başında geçirilen kontrolsüz saatlerin, çocukların dış dünyayla olan bağını kopardığını ifade eden Dursun, bu durumun beyin yapısındaki nöral yolları olumsuz etkilediğini savundu.
Dijital dünyadaki aşırı uyaran bombardımanının, çocukların odaklanma sürelerini kısalttığını ve onları sürekli bir dış motivasyon arayışına ittiğini belirten Psikolog Dursun, 'sıkılma' kavramının önemine dikkat çekti. Günümüzde çocukların bir an bile boş kalmasına izin verilmediğini, her boşluğun bir ekranla doldurulduğunu ifade eden uzman, 'Sıkılabilen çocuklar bu çağda avantajlı olacak. Çünkü sıkılmak, beynin varsayılan mod ağını aktive eder; bu da hayal gücünü, problem çözme yeteneğini ve özgün düşünceyi tetikler. Sürekli uyarana maruz kalan çocuk, kendi iç dünyasını keşfetme fırsatını kaybeder' dedi.
Ebeveynlerin teknolojik cihazları birer susturma veya oyalama aracı olarak kullanmasının 'dijital bakıcılık' olarak tanımlandığını belirten Dursun, bu durumun çocuklarda sabırsızlık ve dürtüsellik gibi davranışsal bozuklukları tetikleyebileceği konusunda uyarılarda bulundu. Gerçek hayatın dijital dünya kadar hızlı ve renkli olmadığını fark eden çocukların, okul ve sosyal yaşamda uyum problemleri yaşadığına değinen uzman, sağlıklı bir beyin gelişimi için yapılandırılmamış oyun zamanlarının ve dijital detoksun şart olduğunu vurguladı.
Son olarak, geleceğin dünyasında fark yaratacak bireylerin, teknolojiyi tüketenler değil, teknolojiden bağımsız olarak düşünebilen ve üretebilenler olacağını belirten Doğancan Dursun, ailelere şu çağrıda bulundu: 'Çocuğunuzun sıkılmasına izin verin. O boşluk anlarında yaratıcılık filizlenecektir. Geleceği, ekranların esiri olmayan, kendi oyununu kurabilen ve zihinsel derinliğini koruyabilen, yani sıkılmayı bilen çocuklar kurtaracak.'