Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) makamları, Fransa ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında hayata geçirilmesi planlanan Kuvvetler Statüsü Anlaşması (SOFA) hakkında resmi bir açıklama yayımladı. Yapılan açıklamada, söz konusu askeri iş birliği hamlesinin Ada'daki mevcut dengeleri bozmaya yönelik bir adım olduğu ve Kıbrıs Türk tarafının iradesi dışındaki bu tür girişimlerin hukuksuz olduğu belirtildi. Lefkoşa yönetimi, "Söz konusu anlaşma, KKTC ve Kıbrıs Türk halkı açısından yok hükmündedir" ifadesiyle, Rum tarafının tek taraflı olarak uluslararası anlaşmalar yapma yetkisinin olmadığını bir kez daha vurguladı.
Kuvvetler Statüsü Anlaşması (SOFA), bir devletin askerlerinin başka bir devletin topraklarında bulunması durumunda tabi olacakları hukuki statüyü, yetkileri ve sorumlulukları belirleyen kritik bir belge niteliği taşıyor. KKTC yönetimi, 1960 Garanti ve İttifak Antlaşmaları'nın Ada üzerindeki hassas dengeyi koruduğunu hatırlatarak, Rum tarafının tek taraflı olarak yabancı askeri güçlere alan açmasının bu antlaşmaların temel ruhuna aykırı olduğunu savunuyor. Bu hamlenin, Doğu Akdeniz'deki askeri tırmanışı artırabileceği ve bölgedeki kırılgan barış ortamını daha da zora sokabileceği ifade ediliyor.
Fransa'nın son yıllarda Doğu Akdeniz'de artan askeri varlığı ve Rum yönetimiyle kurduğu stratejik ortaklık, Türkiye ve KKTC tarafından yakından takip ediliyor. KKTC Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan değerlendirmelerde, GKRY’nin Ada'nın tek meşru temsilcisiymiş gibi davranarak attığı bu adımların, Kıbrıs Türk halkının müktesep haklarını gasp etme girişimi olduğu vurgulandı. Açıklamada ayrıca, Fransa gibi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi daimi üyesi olan bir ülkenin, Ada'daki iki taraf arasındaki eşitliği gözetmesi gerekirken, taraflı bir tutum sergilemesinin bölge barışına hizmet etmeyeceği kaydedildi.
Sonuç olarak KKTC, uluslararası topluma ve ilgili taraflara çağrıda bulunarak, Kıbrıs Türk tarafının onayı ve bilgisi dahilinde olmayan hiçbir askeri veya siyasi düzenlemenin geçerli olmayacağını yineledi. Lefkoşa, bu tür 'oldu bitti' girişimlerine karşı hem sahada hem de diplomatik masada gerekli karşılığın verileceği mesajını net bir şekilde ortaya koydu. Bu gelişme, Doğu Akdeniz'de enerji ve askeri strateji odaklı güç mücadelesinin yeni bir perdesi olarak değerlendiriliyor.