ABD ve İran arasında imzalanan ve diplomatik ilişkilerde yeni bir dönemin kapısını aralaması beklenen mutabakat, henüz teknik görüşmeler başlamadan ciddi bir krizle karşı karşıya kaldı. Anlaşmanın altıncı maddesi, tarafların metne yüklediği farklı anlamlar nedeniyle Washington ve Tahran arasında diplomatik bir gerilimin merkezine yerleşti. İran yönetimi, söz konusu maddenin ülkeye yaklaşık 300 milyar dolarlık bir yatırım ve ekonomik kaynak akışı sağlayacağını iddia ederek bu maddeyi anlaşmanın temel taşı olarak nitelendiriyor.
İranlı yetkililer, bu ekonomik kaynağın ülkenin uzun süredir devam eden yaptırımlar kaynaklı ekonomik sıkıntılarını aşmak için kritik bir öneme sahip olduğunu vurgularken, Amerikan tarafı ise bu iddiaları kesin bir dille reddediyor. Beyaz Saray kaynaklarından yapılan açıklamalarda, anlaşma metninde herhangi bir mali taahhüdün yer almadığı ve söz konusu rakamların İran tarafından 'yanlış yorumlandığı' ifade edildi. ABD yönetimi, anlaşmanın sadece diplomatik çerçeveyi düzenlediğini belirterek, herhangi bir doğrudan nakit transferi veya yatırım garantisi verilmediğinin altını çizdi.
Uzmanlar, bu durumun iki ülke arasındaki güven bunalımını derinleştirebileceği uyarısında bulunuyor. Teknik görüşmelerin başlaması beklenirken ortaya çıkan bu '300 milyar dolar' çıkmazı, mutabakatın geleceği üzerindeki soru işaretlerini artırıyor. Tarafların konuya ilişkin önümüzdeki günlerde daha detaylı bir açıklama yapması beklenirken, diplomatik çevreler bu krizin anlaşmanın uygulanabilirliğini zora sokabileceği görüşünde birleşiyor.