İran İslam Cumhuriyeti, bölgede tırmanan askeri ve diplomatik gerilimin gölgesinde iç güvenlik operasyonlarına hız verdi. Tahran yönetimi tarafından yapılan resmi açıklamada, ABD ve İsrail adına casusluk faaliyetleri yürüterek ulusal güvenliği tehlikeye attığı iddia edilen 466 İran vatandaşının eş zamanlı operasyonlarla gözaltına alındığı duyuruldu. Söz konusu operasyonun, bölgedeki gerilimin ve karşılıklı saldırı tehditlerinin yoğunlaştığı 25 günlük periyotta gerçekleştirilen en büyük çaplı 'iç temizlik' hareketi olduğu vurgulanıyor.
İran İstihbarat Bakanlığı ve Devrim Muhafızları Ordusu'na dayandırılan bilgilere göre, gözaltına alınan şahısların stratejik tesisler hakkında bilgi toplamak, toplumsal huzursuzluğu tetiklemek ve yabancı istihbarat servislerine lojistik destek sağlamak gibi suçlamalarla karşı karşıya olduğu belirtildi. Yetkililer, bu kişilerin özellikle İsrail ve ABD'nin bölgedeki operasyonel hedefleriyle eş güdümlü hareket ettiğini iddia ediyor. Bu son dalga ile birlikte, sadece bu ay içerisinde 'casusluk' ve 'terörle bağlantı' suçlamalarıyla gözaltına alınan kişi sayısı bin sınırını aşarak rekor bir seviyeye ulaştı.
Uluslararası gözlemciler ve bölge uzmanları, İran'ın bu hamlesini hem dış tehditlere karşı bir güç gösterisi hem de ülke içindeki olası muhalif hareketleri bastırma stratejisi olarak yorumluyor. Özellikle İsrail ile yaşanan doğrudan ve dolaylı çatışmaların 25. gününde gelen bu toplu gözaltılar, Tahran'ın 'maksimum güvenlik' politikasına geçtiğinin bir işareti olarak kabul ediliyor. Gözaltına alınanların yargı süreçlerinin kapalı kapılar ardında yürütülmesi beklenirken, uluslararası insan hakları örgütleri sürecin şeffaflığı konusunda endişelerini dile getiriyor.